10 Şubat 2012 Cuma

2040


Genç adam baş ucunda kitap okurken uyuya kalan kızının üzerini örttü.
Yanındaki lambayı söndürüp, gece lambasını yaktı.
Kızının yanağına sevgi dolu bir öpücük kondurup, kulağına “Seni seviyorum kızım” diye fısıldadı.

Küçük kız çoktan uykuya dalmıştı.
Evlerinin salonuna geçti, televizyon izleyen eşi - “ Uyudu mu sonunda?” diye sordu.
-“ Evet” diye yanıtladı adam eşini.
-“ Aynı masalı 4 kez okuduktan sonra uyudu kızım” dedi.
-“ Yaa, bıkmıyorlar defalarca aynı masalı dinlemekten değil mi?” diye soran eşine, genç adam - “O da bir şey mi ben anneme 7- 8 kez falan okuturdum aynı masalı, O da sabırla okurdu “ dedi, yüzüne yayılan huzurlu bir tebessümle.

Birer kahve yaptılar kendilerine ve eskilerden konuşmaya başladılar.
-“ Benim annem tuhaf bir kadındı” dedi genç adam.
-“ Nasıl tuhaftı” diye sordu karısı.
-“ Tuhaftı işte. Mesela bana hamileyken 3. aydan itibaren klasik müzik dinlemeye başlamış.
6. ayın sonunda, dinlediğim müziğe tepki verip hareket ettiğimi söylerdi.
Doğum yapıp eve taburcu olduğumuzda da, herkes hayırlı olsun ziyaretleri yaparken o kaşla göz arasında 3 günlük bebeğe hamileyken dinlettiği müziği dinletmiş ve ben müziğin sesini duyunca ellerimi hareket ettirmişim .
Bunu gören annem durur mu? Ben her uykuya yatışımda bana klasik müzik dinletmiş taaa ki ben 2 yaşıma basana kadar.”

-“ Ne güzel işte diye yanıtladı” genç kadın eşini. Hassas bir kulağın, güzel bir sesin olmasını annene borçlusun o zaman. Üstelik bırakmasaydın piyano çalmayı belki de şimdi iyi bir piyanist olmuştun”.
- “ Hayvan sevgimi de O’na borçluyum. Balıktan tut da kedi, köpek, ne varsa besledik biz annemle. Üstelik yıllar sonra bana ne itiraf etti biliyor musun?
Meğer annemde tüylü hayvanlara karşı bir korku varmış. Bunu bana hiç belli etmedi. “Sana hayvan sevgisi aşılarken bu korkumu yendim” demişti.

- “ Bizim annemle sinema ve tiyatro günlerimiz olurdu. İlk tiyatroma 2,5 yaşımda götürmüş beni. Bir çocuk oyunuymuş. Büyük insan gibi izlediğimi söylerdi.  3,5 yaşımda gitmişim ilk kez sinemaya. Hayal meyal hatırlıyorum, şarkı söylemenin geçerli olduğu buzlar diyarında, sesi çirkin ama dans edebilen bir penguenin hikayesiydi,
 O günden sonra penguen ve penguenli oyuncaklar hiç elimden düşmemişti.

Anneannem, babaannem, hatta babam bile benim sinema ve tiyatro için küçük yaşta olduğumu, hiçbir şey anlamayacağımı söylerlermiş. Eve geldiğimizde ben filmi ya da oyunu başından sonuna kadar anlatınca annem doğru bir şeyler yaptığını anlamış ve hiç vazgeçmemiş beni tiyatro ve sinemaya götürmekten.”

“ Senin sinema, tiyatro ve müzik tutkunu şimdi daha iyi anlıyorum” diye yanıtladı kadın eşini.
- “ Ya yemek fasılları?”diye devam etti adam.

- “Çok yemek seçerdim çok”. Zavallı kadın çareyi yemeklerin sunumunu ve adını değiştirmekte bulmuştu.” Makarna saçlı kız”, “ Köfte Suratlı Çocuk”, “ Kurabiye adam” gibi yemeklerimiz vardı. Değişik gelirdi, hem gözüme hem kulağıma ve o zaman yerdim sesimi çıkartmadan.”
- “ Bir de hep neşeliydi benim annem. Üzülse de belli etmek istemezdi. Günlük hayatı oyuna dönüştürmekte O’nun üzerine insan tanımam.”
Her gece mutlaka iyi geceler öpücüğümüz olurdu ve bana uykuya daldığımda “ Seni seviyorum” oğlum derdi. Hiç bıkmadan.

* * * * *
Özledim O’nu dedi genç adam. Hem O’nu hem çocukluğumu.
Bir telefon açsam da sesini duysam diyerek saatine baktı Saat :00.00’dı.
Çoktan uyumuştur şimdi.

Türkiye bizden 2 saat ileri, sabah ararım diye düşündü.
. . .

O sırada, kilometrelerce ötede, gözleri uyku tutmayan yaşlı bir kadının burnuna, nereden geldiyse yeni doğmuş bebek kokusu geldi.

Yatağından yavaşça doğruldu, salona geçti.
Işığı yaktı.
Albümlerin olduğu çekmeceyi açtı.

Hem oğlunun, hem torununun resimlerine, gözlerinde yağmaya hazır bir bulut ve özlemle bakmaya başladı.

* * * * *
YIL : 2035
GENÇ ADAM:. O yıllarda 30’lu yaşlarını sürmekte olan oğlum
GENÇ KADIN: Şu anda tanımamız imkansız, şimdi belki aynı yaştalar, belki doğmadı , belki bebek bilemeyiz.
KÜÇÜK KIZ : Gelecekte olmasını arzu ettiğim kız torunum.
YAŞLI KADIN: Oğlunun doğumundan itibaren O’na mutlu bir çocukluk yaşatma gayreti içinde olan, ne kadar başarabildiğini henüz bilmeyen ancak çabalarından asla vaz geçmeyecek olan, ben.

22 yorum:

Burcu dedi ki...

çok beğendim ben bunu harikaymış :)) herkesin cocuğuna yapması ereken bir annelik :) birgün olursamyapmalıburda yazılanları sevgiler tatlım:))

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

sen ne yaptığının farkında mısın Özlemcim yaaaa

bu soru sadece şaşkınlıkla sorulmuş bir soru...

o kadar güzel olmuş ki...

Maya dedi ki...

harika :)

Nesrin dedi ki...

harika olmuş bu yazı içimden bende çocuğum olduğunda böyle şeyler yapacağım dedim :)

Gulcin dedi ki...

ozlem muthis...
bir de annesin iste degil mi? uzaklara da gidecek olsa mutlu olsun da gitsin...
oyle baskasiniz ki anneler.
eline saglik cok sevdim

İlknurundünyası dedi ki...

Ayyy...Çooook güzel, çok beğendim...
Tavuk Suyuna Çorbalar kitapları vardı bir dönem hepimizin de elinden düşmeyen, ben onlardan biri sandım ne hoş yazmışsın.
Dilerim gönlüne göre verir Allah, ama oğlun hep yanında olsun neden Türkiye dışını hayal ettin, bak ben ona taktım şimdi iyi mi:))
Devamını bekliyorum, sevgiler...

Meyra dedi ki...

sen ne tatlı bir annesin:))şimdiden hasret çekmeye razı olmuşsun sen!
Özlemcim tıpkı hikayendeki sevgi gibi yumak yumak olusunuz yıllarca...
not: gözümden yaşlar akıyor neden bilmiyorum ama anne olmadığım halde etkilendim:(

banu ( çifte kavrulmuş hayat) dedi ki...

Ama sen her gelişimde ağlatıyorsn beni:( Latife ediyorum yine harika yazmışsın özlemcim;)
Twitterda yoksun değil mi sen?
Oysa gelmelisin,Okan Bayülgen orada böyle hikaye yazan blogları takip ediyor bir proje için, haberin olsun bence değerlendir canım.Sevgiler...

bir kase lezzet dedi ki...

çok beğendim canım
:)
ellerine sağlık.

MAVİANNE dedi ki...

harika bir hikaye
tebrikler
bayıldım

Hayat İzlerim dedi ki...

Burcu : Sağol Burcu'm, tuhaf bir duygu annelik, sen de tat inşallah

Hayat İzlerim dedi ki...

Aynur ( Küçük Hala ) : Sağol Aynur'um, teşekkürler ...

Hayat İzlerim dedi ki...

Maya: Sağol canım:)

Hayat İzlerim dedi ki...

Nesrin : İnşallah canım ...

Hayat İzlerim dedi ki...

Gülçin : Büyüdüğünde seçeceği hayat onun Gülçin'cim, bize sadece destek olmak düşer ...

Hayat İzlerim dedi ki...

İlknurun dünyası : Sağol İlnur'cum teşekkür ederim

Hayat İzlerim dedi ki...

Meyra : Çok teşekkür ederim canım , sen de anne ol inşallah

Hayat İzlerim dedi ki...

Banu: Twitter'da varım aslında ama facebook kadar iyi bir twitter kullanıcısı değilim Banu'cum:))) Bir inceleyeyim bakayım. Çok sağol teşekkür ederim ...

çay ve simit dedi ki...

Çok güzel de neden uzaklara yolladın biricik oğlunu :))
Hayat onun hayatı tabiki nerede olacağını bilemeyiz ama senin kurguladığın bu öykücükte uzağa göndermesiydin bari :))

sevtap(karabidikim) dedi ki...

Ne kadar güzel bir yazı olmuş.Umarım bebeklerime bende mutlu bir bebek olmayı öğretebilirim...

Hayat İzlerim dedi ki...

Çay ve simit : Oğlumun gelecekte Amerika'ya gitme gibi bir hayali var. Çocuk saat farklarını bile öğrendi inan ki.O kadar uzaklara göndermeye kurgu da olsa gönlüm elvermedi ben de İngiltere'de yaşıyormuş gibi düşündüm. Tabii gönlüm gitmemesinden yana ama hayat bu belli olmaz ki :) Sevgiler ...

Hayat İzlerim dedi ki...

Sevtap ( Karabidikim ) : Sen çok şeker bir annesin Sevtap'cım, çok güzel şeyler öğretirsin bebeklerine, eminim.
Sevgiler ...