20 Ocak 2012 Cuma

İÇİMDEKİ KÜÇÜK AYI



Evimizdeki kaplumbağa küçük havuzunun içinde tıkır tıkır sesler çıkarırdı; bu onun hayat belirtisiydi.

Havalar soğuduğundan beri kaplumbağadan ses gelmez oldu. Öldü sandık, oğlumla üzüldük !!!
Meğer ölmemiş bizim kaplumbağa, kış uykusuna yatmış, babamızdan öğrendik, sevindik tabii :))

Düşündüm de şu kış uykusu biz insanlar için geçerli olsa, ben de kış uykusuna yatardım her halde.
Soğuktan mı bilmiyorum, gözüm hep yastıkta.

Sabahları oğlumu servise bindirdikten sonra deliler gibi en az bir saat yürüyüş yapan ben; bir aydır oğlumu servise bindirdikten sonra koşa koşa eve dönüp bir saat daha yatıyorum !!!
Akşamları da televizyon ile bağlantımı kestim, erkenden yatıp kitaplarım, gazetem eşliğinde yatak keyfi yapıyorum.

İçime küçük ama sevimli bir ayı girmiş gibi bu günlerde.

Antalya'da bu kadar soğuğa alışkın değiliz tabii; bir de en kötü dez avantajımız evlerde kalorifer olmaması.  Bu kadar soğukta içime ayıların en büyüğü kaçsa yeridir aslında !!!

Bu gün karne günü. Sevinçliyiz. İki hafta tatil var. Pazartesi oğlumla Çizmeli Kedi'ye gideceğiz, daha doğrusu o gidecek ben de hemen en yakın kitapçıda alacağım soluğu.

Kitap dedim de, şu on günde o kadar çok kitaba başlayıp yarım  bıraktım ki; neyse geçen seneden beri kitaplığımda bekleyen Çoluk Çocuk'ta karar kıldım.

Kitabı sevdim, Patti Smith'i sevdim. Bir  sanatçı olma  hikayesini anlatıyor Çoluk Çocuk, belki de bu yüzden kitabı sevdim; akşamları içimdeki küçük ayı, ben ve kitabım iyi bir üçlü oluşturduk.

Soğukla başım böyle bu aralar, Antalya'nın o vıcık vıcık sıcağını da sevmiyorum.
Daha önceki yazılarımdan birinde yazmıştım ya; ben bahar kadınıyım, havalar da hayatımın seyri de bahar tadında geçmeli ...

10 yorum:

Meyra dedi ki...

biz ne yapalım Özlemcim bu gece -15 di:(( gündüz-11:( donmaktan başka çaremiz yok gibi!
vee çoluk çocuk kitabını bende aldım geçenlerde okumak için bekliyor kitaplıkta senin fikrinde az çok ışık tuttu bana kitap hakkında:)

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

sen ve çoğu kişi gibi ben de sabahları yataktan kalkarken sürünüyorum resmen :))
ve soğuk konusunda birşey dememe gerek yok...Ankara ve -17...

ada ve deniz dedi ki...

Biz de İzmir'de hiç alışkın olmadığımız bir soğuğu yaşıyoruz. İliklerime kadr donuyor bazen. Ev sobalı da olunca insan salondan dışarı çıkmak istemiyor...

laleninbahcesi dedi ki...

Çoluk Çocuk çok güzel bir kitaptı. hele aya gidildiği zaman yazdığı bir bölüm var. Aynı duyguları paylaşmıştım.Çok samimi çok içten yazılmış bir kitap.

Antalya sanırım bir kaç yıla kalmaz merkezi ısıtmaya geçer. Çünkü iklimler çok değişti.

Kaç kişi kaplumbağasını öldü diye gömdü biliyormusun Özlem. veteriner söylemişti. Bizimkiler yatmazdı kış uykusuna sonunda zaten kedi kadar oldular, yerlerinden çıkıp .ıkıp kayboluyorlardı evde veterinere vermiştik.

Sevgimle

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın, gidip yatağıma yatasım geldi:)
Karneniz, tatiliniz hayırlı olsun Özlemcim.
Antalyanın ne kışı nede yazı çekilir gibi değil, haydi İstanbul'a

Hayat İzlerim dedi ki...

Meyra :Şimdi biraz iyi ama epey üşüttü bizi havalar Meyra'cım, hele Ankara - 15'i gördü vallla:))

Hayat İzlerim dedi ki...

Aynur ( Küçük Hala ) : Aynur'cum kış gelince ben yavaşlıyorum. soğuk konusunda şikayet etmeme kararı aldım, yazılarımdan birinde anlatacağım, ama eminim bende " kış uykusu" potansiyeli var :))))

Hayat İzlerim dedi ki...

Ada ve Deniz : Antalya'da 20 yılın en soğuk günlerini yaşıyor, sevgiler :)

Hayat İzlerim dedi ki...

Lale'nin Bahçesi : Kitap etkiledi beni, evet aya gitme sahenesindeki cümle güzeldi, içimi acıttı Patti ve robert'in aşkı. İstanbul da soğuk ama evler sıcak, buralarda evler soğuk olunca zor oluyor tabii.
Senin kitap aklımda bir türlü alamadım " Sen dünyaya gelmeden" alsam hemen okusam diyorum, sanki soğuk kış günlerinde iyi gelecekmiş gibi Lale'cim ...

Hayat İzlerim dedi ki...

Yaşamın Kıyısında : Zaman ne getirir bilemem Nur'cum, bir ayağım hep oralarda zaten :))