1 Aralık 2011 Perşembe

PORTAKAL AĞAÇLARI, ANNEANNEMİN TORUNLARI, DEDEMİN İNSANLARI

İstanbul'dan döner dönmez, pazartesi ve salı temizliğe giriştim.
Bizim ailenin kadınlarında bir hastalıktır bu; tatilden dönünce dip temel temizlik yapılır.
Beni görseniz İstanbul'da iki gün değil; bir ay kaldığımı, evin de toza, kire büründüğünü düşünürdünüz.

Anneannem de böyleydi; genleri hepimize geçmiş işte. Torunu olarak bayrak elimde yani ...
Bu arada temizlik delisi olduğum düşünülmesin; her zaman öfleye püfleye yaparım bu işleri; mutfakta zaman geçirmeyi daha çok tercih ederim .
Neyse, iki gün ev kadını hallerinde gezdikten sonra dün arkadaşlarla buluştum.
Tuhaf şehir bu Antalya, bitmeyen baharıyla, kışa teslim olmuş pek çok şehire hınzırca göz kırparak meydan okuyor adeta.


Sonbahar geç geldiği için, gitmek bilmediğinden , sararan yaprakları gördükçe arkadaşlarla çocuklar gibi  sevindik.
Caddeler boyunca turunç, limon ve portakal ağaçlarını gördükçe  neşemiz arttı.

İşte bu güzelliklere dün, kasımın son gününde bir de Dedemin İnsanları eşlik etti.


Film için yazacak  fazla söz yok; Çağan Irmak yüreğinden geçenleri yine güzel anlatmış, tüm oyuncuları çok beğendim; Çetin Tekindor ve Hümeyra' ya bir kere daha hayran kaldım.

Filmin özeti bence, filmin  içinde geçen şu cümleydi : Noktayı koymak ne kadar zor olsa da; tamamlanmış cümleler daha az acı verir .

Zaman kaybetmeden izlemek lazım ...

3 yorum:

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

2008'de Kemer'de kurumumun düzenlediği bir eğitim seminerine katılmıştım
kaldığımız otelin arkası tamamen portakal ağaçlarıyla doluydu
ikinci günün sonunda dayanamayıp arkadaşlarla oraya dalmıştık
şimdi senin fotoyu görünce aklıma geldi ve ben yine dalmak istedim Özlemcim :))

böyle bir şehirde yaşadığın için ne kadar şanslı olduğunu söylememe gerek yok biliyorum :)

sadece filmin değil sanki hayatın özetini içeren o son noktayı koyan cümle harika gerçekten...

Burcu dedi ki...

ben bayıldım o son cümleye :) bence de gitmeli Özlemim :) dün annem dedi ki bıktım bu havadan gamlı hazan dedi bana ben de dedim ne demek istedin sıkıldım dedi şöyle güneşli bir yerlere gitsek bir hafta dedi :) dedim gidelim Antalya ya görüyorum ya sizden havanın nasıl olduğunu hemen ayarlayayım dedim sizleri haberdar edicem kendimce :) nasıl olucak diyor arkadaşlarım var dedim :)) ama nerdeee annem bu bir söyler bir durur ama içimden hergün keşke diyorum keşke :)) sevgiler canım

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Antalya'da hala baharla sonbahar bir arada yaşanıyor galiba:)
Dedemin insanlarını en kısa zamanda izliyorum...