15 Şubat 2011 Salı

GÜNLÜK YAŞAM MASKELERİ



Bay A maaşlarımızın yatırıldığı bankada çalışan bir memurdur.

Tertemiz ütülü takım elbisesi ve gömleği, bunlarla bütünleşen kravatı ile bildiğimiz klasik bankacılardandır.

Ne zaman o bankaya yolum düşse, onca yoğunluğunun arasında mutlaka Bay A’nın sıcak “ Hoşgeldiniz” le başlayan, güler yüzlü “nasılsınız”la devam eden “ nezaket sözcükleriyle karşılaşırım. Bu da bir müşteri olarak elbette beni memnun eder.

Bay A’nın sürekli gülümseyen yüzü, iş arkadaşları ve müşterilere olan tutumu bende hep işini seven bir insan izlenimini uyandırmıştır. Öyle ya, bankacılık zor meslektir, başarılı olmak için gerçekten her işte olduğu gibi bankacılığı da sevmek gerekir.

Oğlum okula giderken sabah servis bekledğimiz dönemlerde birkaç kez Bay A’ya rastladım.

Bay A yanımızdan hızla, asık suratla, hiç etrafına bakmadan geçip gitti.

Yüzünde yorgun ve mutsuz bir ifade vardı.

Bu durumun o güne özgü olabileceğini düşündüm önce, bir hafta boyunca her gün gördüğüm Bay A aynı bay A olduğu için şaşırdım.

Bankadaki Bay A ile yoldan geçen adam birbirine hiç benzemiyordu çünkü.

Sonra kendi kendime şöyle düşündüm;

 “ İnsanlar günlük hayat içinde binbir çeşit maske takıp, binbir türlü roller üstleniyorlar;


- İşini seven adam ya da kadın maskesi


- İşini sevmeyen adam ya da kadın maskesi,


- İş arkadaşlarının kaprislerine katlanmak zorunda olan ya olmayan maskesi


- Anne, baba, abla abi, kardeş, eş ya da sevgili rolleri … “


Bu sıralamayı dilediğimiz kadar uzatabiliriz istersek.

Bay A da bankadan içieri girdiğinde yorgun asık suratlı maskesini çıkartıp yerine mutlu bankacı maskesini takıyor olmalı.

Peki biz biz takıyor muyuz bu maskelerden yüzümüze uyanları ?

Haa bir de günlük yaşam maskelerimiz içinde gerçek yüzümüz hangisi hatırlıyor muyuz acaba?

17 yorum:

Bugday Tanesi dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Bugday Tanesi dedi ki...

Özlemcim öyle güzel bir konuya değinmişsin ki, ne yalan söyleyeyim benim de bir maskem var.Mutsuz yada moralsiz bir gününde bizzat buna sevinen insanlar tanıdım ne yazık ki. Ve çok ağlamaklı olsam bile gülüyorum. Hem de en sırıtkan halimle. İş yerinde müşteri ilişkilerim kuvvetli,ama dışarıya karşı da öyleyim. Bu yüzden kimse bilmez kolay kolay içimden geçenleri.Bilmem ki iyi mi kötü mü? Ne dersin...

Meyra dedi ki...

insanoğlu binbir surat özlemcim..hepimizin var bikaç maskesi galiba.!

Defne Soysal dedi ki...

Palyaçolar yüzlerini boyayıp sevimli bir surat maskesi takarlar.Ama genelde çocuklar hep korkar.Çünkü anlarlar o kişinin gerçek yüzü olmadığını. Maskeler sevimli olsaydı herkes mutlu olurdu. Ama maske takan insan bilmeli ki çocuklar bile anlar yüzünde maske olduğunu.En güzeli kendi yüzünle dolaşabilmek.

beenmaya dedi ki...

her biri bizden bir parça taşıyor mutlaka ama hiçbiri biz değiliz. ne tuhaf bay A.nın asıl iş dışındaki hayatta bana gülümsemesini isterdim bu maskesiyle karşılaşmak yerine...

MAVİANNE dedi ki...

yaaaa ne kadar doğru
çok güzel bir tesbitte bulunmuşsun tebrik ederim
erkek bir çalışma arkadaşım demişti yıllar önce bana
herkesin evdeki hali ve işteki birbirinden çok farklıdır diye
ben o zamanlar yooo ben evde de aynıyım demiştim
ama doğru olduğunu yıllar geçtikten sonra anladım
sevgilerimle

Gulcin dedi ki...

cok guzel bir konu olmus gercekten. Olmaz mi maskeler olmaz mi?

özlem dedi ki...

Çok haklısın Dilek'cim, hayatın döngüsü böyle galiba:)

özlem dedi ki...

Meyra çok doğru, kendi yüzümüzü unutuyoruz maskeler içinde değil mi?

özlem dedi ki...

Defne'cim ne kadar doğru, kendi yüzümüzdür asıl olan sevgiler kocaman:)

özlem dedi ki...

Maya'cım ben de buna şaşırdım ya zaten...

özlem dedi ki...

Bu durum ister istemez yerleşip oturuyor galiba yüzümüze Mavi Anne'cim ama kendi yüzümüz en güzeli bence.
Sevgiler benden:)

özlem dedi ki...

Gülçin'cim var ne yazık ki ama olmasa daha iyi olur sanki:)

nilgün dedi ki...

özlemcim bana bıraktığın yorumu yeni gördüm teşekkür ederim hastanelerde uğraşıyorum biopsi sonuçlarım çok şükür temiz çıktı bahsettiğin maskelerden bende takıyorum ara sıra kemoterapi aldım iki yıl önce 3 ayda bir kontrollerimde yüzümde endişesiz mutlu bir kadın maskesi gidiyorum hastaneye ama içimden neler geçtiğini ne doktora ne de eşime söylemiyorum onun üzmemek için

özlem dedi ki...

Nilgün'cüm çok geçmiş olsun canım.
Dilerim her şey yoluna girer en kısa sürede.
Sevgiyle kal...

Mehtap dedi ki...

Özlemciğim maalesef günümüz şartları onu gerektiriyor. ya da çalışma hayatı insana bunları öğretiyor. İlk işe girdiğimde kızgınlığımı veya tasvip etmediğim durumları dışarıya yansıttığımda arkadaşlarım uyarırdı beni.Duygularını belli etmeyeceksin diye.Bende bana öbür türlüsü iki yüzlülük gibi geliyor ama dediğimde kaybedersin derdi.Yani mesela beğenmesem de beğenmiş gibi hatta bayılmış gibi görünmek.Maalesef mutluysan, bunu hazmedemeyip, sana zarar vermeye çalışanlar da olabiliyor.Mutsuzsan senin mutsuzluğundan mutluluk paydesi de çıkarılmaya çalışılıyor.15-16 yıllık çalışma hayatımda bunları yaşayarak öğrendim ama değişebildim mi hayır.Sadece o tür insanlardan uzaklaştım.Sadece gerçek dostlarıma sarıldım.

Bay A'ya gelince de o da eminim dışarıda müşterisi olarak sizi tanımamıştır.Kendi iç dünyasında sıkıntıları vardır. Tanımamasının nedeni de belki o sıkıntılarıdır.Ama bunu iş hayatında müşteriye yansıtmaması işinin sorumluluğunu ve müşteriye olan saygısını gösterir.Düşüncesene canım o asık suratla sana hizmet etmeye çalıştığını.Nitekim bunun örneklerini de çok gördük maalesef.keşke herşey, herkes insanların huzuruna,mutluluğuna amade olsa...Dünyaya güzellik,iyilik hakim olsa da bu maskeleri hiç kimse kullanmak zorunda kalmasa, ya da bu maskeli insanlarla karşılaşmak zorunda kalmasak.Herkes kendi olmayı ama özü temiz olmayı başarabilse...sevgilerimle özlemciğim...

özlem dedi ki...

Mehtap'cım ne güzel yazmışsın, keşke herkes kendi olmayı başarabilse ama hayat şartları bizi maske takmaya zorluyor galiba.
Çok teşekkür ederim güzel paylaşımın için.
Sevgiyle kal:)