16 Ocak 2009 Cuma

İ n a t ! ! !





“ Dünyanın merkezinde o varmış gibi.

Her şeye O karar vermek istiyor.

Gözyaşları gözlerinde hazır bir silah zaten.

Zamanını güzelce kolluyor ve hemen çıkarıp kullanıyor silahını.

Anne olarak çok sabırlı olmam gerek biliyorum.

Zıtlaşmamalıyım onu da biliyorum.

Peki ne yapmalıyım inadını geriletmek için?

Dünyanın merkezinde O’nun olmadığını O’na nasıl anlatmalıyım?

Sonuçta karşımdaki küçücük bir çocuk.

Yeni yeni tanıyor hayatı. ”


* * * *

Oğlum dört yaşını bitirdiğinden bu yana sürekli kendi kendime kurduğum cümleler bunlar benim.

Her şey yolunda giderken, oğlumla aramıza giren en kötü sorun O’nun bitmeyen inadı çünkü.

Bu konuyla ilgili okuduklarımdan, inatlaşmanın bu yaşlarda hemen her çocukta görülen bir durum olduğunu anlıyorum.

Elbette annelere ve aileye çok fazla görev düşüyor bu dönemi atlatmak için.

Bu inat savaşından galip çıkmak için, zaman içinde okuduklarım ile oğlumun kişilik yapısını birleştirerek geliştirdiğim bazı davranışlarım var.


İşte bunlardan birkaç tanesi ve bana göre sihirli bir iki anahtar cümle :

Dilerim benimle aynı sorunu yaşamakta olan annelere biraz faydam olur:

- En sinirli anlarımda bile öfkemi kontrol ettim.
Bunu nasıl yaptım, düşündükçe şaşırıyorum ama olumlu sonuç veriyor.

- Her istediğine “ evet ” veya olumsuz gördüğüm her davranışına
“ hayır “ demedim. Özellikle “ hayır ” kelimesini olabildiğince ekonomik kullanmaya özen gösterdim ve “ hayır ” dediğim zaman da bir daha sözümden geri dönmedim.

- İstediğini yapmadıysam mutlaka nedenini anlayacağı bir dille O’na anlatmaya çalıştım.

- Konuşurken yanına oturup birebir göz teması ile konuşmaya önem verdim. Tepeden bakarak konuşmadım, konuşurken birebir göz teması çok etkili oluyor.

- Karşısına birkaç seçenek koydum. Bu seçeneklerden birini seçtiği zaman “kesinlikle ” uzlaşacağımızı hissettirdim.


- “ Sen akıllı bir çocuksun”, “ Sen beni anlayabilirsin” cümleleri bizde anahtar cümleler oldu. Sanırım bu cümleler sayesinde büyüdüğünü hissetti oğlum.

- İnatlaşmaya devam ettiği anda, yaptıklarını duymamaya çalıştım.
En çok sabır isteyen kısım da bu bence. Sustum, sessiz kaldım, kararımın kesin olduğunu söyledim ve bir süre sonra da ( bu “bir süre” bazen uzun sürebiliyor ) O’da inatlaşmaktan vazgeçti.

Şu günlerde eskiye göre biraz daha iyiyiz inat konusunda.
Hatta epeyce yol aldık diyebilirim.

Biliyorum ki yaşı büyüdükçe inat konusunun da biçimi değişecek ve ilerleyen yaşlarında bir yerlerde bu konu yine karşıma çıkacak.

Hangi koşulda olursa olsun, çocuğu iyi tanımak ve doğru iletişim kurabilmek çok önemli. Bir de sabırlı olabilmek.




Zaten annelik sabırla sevginin karışımı bir duygu değil midir?

6 yorum:

Maviye Yolculuk dedi ki...

Offf offf çok zor. Biz bu döneme daha yeni girdik. 2 yaş sendromuyla uğraşıyoruz. Bazen ciyak ciyak bağırmamak için zor tutuyor insan kendini...Tavsiyeler için teşekkürler...Denenecek! :))

Nily dedi ki...

tavsiyelerden anladığım kadarıyla karşılarındaki kişi onlarla inatlaşmadığında, inatçı yumurcakların hevesi kırılıyor sanırım. keşke büyük inadını kırmak için de yöntemler olsaydı:))

özlem dedi ki...

@ Maviye Yolculuk; Çok zıtlaşma Hande'ciğim. O zaman biraz daha kolay oluyor her şey.
Bir de dediğim gibi, sabır sabır ve yine sabır:))
@ Nily; Acaip bir şey onların inadı. Yalnız şöyle de bir şey var; yaşları ilerledikçe bazı konulurdaki inatları azalıyor. Çok sabırlı olmak gerek.
Büyük inadını kırmak mı? O ne mümkün? Bak öreneğin bu oğlanın annesi inatçı değil midir sanki?:))

Turkuaz Deniz dedi ki...

Bizde de farkli degil durum Ozlem biliyorsun...

Bazen munis bir kuzu, bazen yaramaz bir oglak! ZIP ZIP zipppp!

Ben guluyorum bu inatci hallerine, caktirmadan elbet...

Eglenerek bakinca daha katlanilabilir bir hal aliyor, saygiyla tabi, dalga gecerek degil.

Keyifli didismeler dilerim:)

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Allah kolaylık versin canım. Çocuk büyütmek zor bu devirde.Ben hergün yüzlerce çocuğu eğitmekle uğraşıyorum. Seni çok iyi anlıyorum. Sevgiyle kal.

özlem dedi ki...

@Turkuaz Deniz; Beni en iyi sen anlarsın zaten:), aynı yıl anne olduğumuz ve özellikle oğullarımız olduğu için. Bazen keyifli de oluyor bu inatçılık halleri. Gerçekten eğlenceli tarafından bakmak gerek Neşe'ciğim.
Demek sizde de " keçi " ve " kuzu " halleri mevcut. Biz bugünü " kuzu" modunda geçirdik ama yarın yeni ve farklı bir gün olacak:))))
Sevgilerimle...
@ Sevgili Muhabbet çiçeği, o zaman sana da bol sabırlar dilerim.:) Çok zor çocuk büyütmek, dengeyi kurmak, orta yolu bulmak, onları gelecekte nitelikli bireyler olarak yetiştirmek çok zor ama çok da güzel. İyi ki var onlar.
Sevgilerimle...