17 Eylül 2008 Çarşamba

Bir Bebeklik Anısı ve Bir hastalık "Bronşiyolit"






2003 yılının kasım ayı oğlumla ilgili hatırlamak istemediğim bir anıyla doludur.
O’nun yaşadığı, bana göre ilk önemli hastalığı bu aya rastlar.

Oğlumun 4. ayını doldurduğu günlerdi. Bu günler, benim de hâla acemi annelik hallerimi üzerimden atamadığım günlerimdi.

O zamana kadar oğlumun önemli bir hastalığı olmamıştı.

Birkaç gündür burun tıkanıklığı sorunu yaşıyordu ve bebek olduğu için sadece burnuna tuzlu su verebiliyorduk. Sonra hafif hafif öksürükler başladı.

Yeni doğmuş bebeklerde ilaç kullanımı sakıncalı olduğundan ne yapacağımızı bilemedik. Bu arada biraz da ateşinde yükselme olmuştu. Neyse ki ateşini doğal yollarla düşürmeyi başarmıştım.

Çok kısa bir süre sonra soluk alıp verişlerinde değişiklik olmaya başladı. Derin derin nefes alıyordu, göğsü sıkışıktı.

Ne yapacağımızı şaşırmış halde doktoruna götürdük ve doktorumuz bizi acilen hastaneye yönlendirdi.

Hastanede oğluma soğuk buhar tedavisi yapmaya başladılar. Hastalığının adı
“ bronşiyolit” ti ve ben adını duymadığım bu hastalıkla ilk kez tanışıyordum.

Daha sonra yaptığım araştırmalar ve çevremde bu hastalığı yaşayan başka bebek ve iki, üç yaş arası çocukları gördüğümden “bronşiyolit” ile ilgili edindiğim bazı bilgileri ve tedavi için, doktorumuzun önerileri ışığında uyguladıklarımı paylaşmak istiyorum:

- Bronşiyolit, solunum yollarının en küçük dalları olan bronşçukların enfeksiyon nedeni ile daralması sonucu oluşan bir hastalık .
- Akut bronşiyoliti erken yaşamda üst solunum yolu bulguları sonrası gelişen hırıltı ile gelen bir hastalık olarak tanımlamak mümkün.
- Hastalık genellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda sıkça rastlanan mikrobik bir hava yolları iltihabı ve soğuk algınlığı gibi başlıyor. Bu noktada ilk önce hastalığı soğuk algınlığından ayırt etmek mümkün olmuyor. Hırıltıyı bazen ancak doktor duyabiliyor.
- Hafif bir bronşiyolit vakasını evde tedavi ederek atlatabilmek mümkün. Ciğerleri açmak için uzman doktorun tavsiye ettiği, buhar makineleri eşliğinde kullanılan bir ilaç alınabilir. Bu ilacı, hastalığın seyrine göre birkaç gün, gün içinde 4 ya da 6 saatte bir uygulamak gerekli.

- Hastalık sırasında ve sonrasında evde asla sigara içimine izin verilmemesi çok önemli.

- Hastalık seyrederken çocuğa mümkün olduğunca sık su içirmek çok faydalı.

- Hastalık fark edilip de ilk önlemler alınmazsa, hastaneye gidilmesi, hatta hastanede kalınması gereken ağır bir vakaya da dönüşebilme olasılığı yüksek.

- Zaman içinde çocuk büyüdükçe ve doğru tedavi yapıldıkça hastalık geriliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında çocukların denize girmesini önemle tavsiye ediyorlar.
Deniz suyunun bronşları açma özelliği olduğunu vurguluyorlar.

2003 yılının o kötü kasım ayından sonra, oğlumdaki bronşiyolit vakaları birkaç kere daha tekrar etti. Ne var ki bundan sonra neler yapmam gerektiğini bildiğim için daha temkinliydim. Dört yaşını doldurduktan sonra da bir daha oğlumda bronşiyolit vakasına rastlayacağım bir sorun yaşamadım.

Beni o dönemlerde üzen ve korkutan bu hastalığın aslında çok çabuk tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, önemli olanın sadece tanının doğru ve zamanında konulması gerektiğini tecrübe ederek öğrenen bir anne olarak, yaşadıklarımı özellikle altı ay ile üç yaş arası çocukları bu hastalığı yaşayan tüm annelerle paylaşmak istedim.





8 yorum:

vili dedi ki...

Yaşadıktan sonra ne kadar tanıdık geliyor bu hastalık isimleri :) İlk duyduğumda ben de öyle donup kalmıştım bir süre. Hafif öksürüğü vardı kızımın ve tesadüf dr.kontrol zamanı idi. Muayneye başladığı anda teşhis kondu,bronşiyolit.Hemen buhar verdiği için ve ilaçlarını en uygun zamanda kullanmaya başladığımız için, ilerlemeden durdurabildik.
Kızım da 2003 çocuğu. Son ay ve son günler ama :) 30/12.

Maviye Yolculuk dedi ki...

Allaha şükür bu zamana kadar çok ciddi bir rahatsızlığımız olmadı. Ama o küçük bedenin acı çekmesi, birşey yapamamak, ilaç verememek versen de zararları konusunda endişe etmek, uykusuz geceler çok zor çok...Bununla geçmiş olsun diyelim ve bir daha tekrarlanmamasını dileyelim...Sevgiler....

özlem dedi ki...

Bizim de doktorumuz erken teşhis etti hastalığı, çok şey borçluyuz doktorumuza, sonra tekrarlamadı bir kaç kezden sonra.
Onun nefes alıp verirken soluğunun hızlanması öyle kötü bir durum ki hâla unutamam o dönemi.
Senin kızın da 2003 'ün sonunda doğmuş demek benim oğlum abi demek:))
Sevgilerimle Vili'ciğim. Öpüyorum seni ve güzel kızını.

özlem dedi ki...

Çok sağol Hande'ciğim,
aman hasta olmasın çocuklarımız.
Onlar hasta olunca, hayat bitiyor sanki.
Sevgilerimle...

Yeşim Özdemir dedi ki...

Mesleğim olmasına karşın çocukların hasta olmasına hiç dayanamıyorum... Benim de işim çok zor galiba bu ruh haliyle...Hafta sonun güzel geçsin...

özlem dedi ki...

Dayanılmıyor onların hastalıpına Yeşom.
Sen daha iyi bilirsin.
Sevgilerimle...

Adsız dedi ki...

merhabalar...
hastalığı şu günlerde oğlumda yaşamaktayız...hanımefendinin yaşadığı panik durumlarını aynen geçiriyoruz...neyseki bu olayın sizler gibi daha önce atlatmış ve bilgi sahibi olmuş kişilerin paylaşımı ile bilgilenerek daha sıkıntısız giermeye çalışıyoruz...

özlem dedi ki...

Merhaba,
Bronşiyolit aşılmayacak bir hastalık değil.
Evde soğuk buhar verecek bir makine mutlaka olmalı.
İlacı "ventolin". Doktor kontrolünde vermemiz gerekiyor. Bir de uykuda nefes sayısı önemli uyku anında soluk alış veriş sayısı 40 oluyorsa hemen buhar tedavisine başlamak gerekli 17- 20 - 25 arası normal.
Bunlar doktorumdan ve tecrübelerimden edindiğim bilgiler tekrar paylaşmak istedim.
Düzgün tedavi ile bir süre sonra geçiyor hastalık.
Şimdi bunları bu kadar rahat yazıyorum ama gelin o dönemde yaşadıklarımı bir de bana sorun.
Korkulacak bir şey değilmiş aslında ama anlayana kadar ömürlerden ömür gidiyor.:)
Geçmiş olsun.