20 Ağustos 2008 Çarşamba

Son Sardunyalar






**“Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları
Saksıda son sardunyalar
Avluda el yazmaları

Ah ne kahraman, ne cesur,
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl da kucaklardık.
……

Ah kaldırımlar inliyor,
Bir devir muhteşemdik.
Güz güneşinden hüzünlü,
İlk yazdan şendik.”

Sabah saat 10:00’da kapı çalardı. Mahalleden arkadaşlarım : “Gelmiyor musun biz sokağa indik “ diye beni de çağırırlardı.

Anneme bakardım: “ Git hadi, öğle yemeğine gel ama “derdi. Kapıdan çıkarken benden dört yaş küçük kardeşim “ Ben de gelicaaaam “ diye peşime takılırdı.

Sabahları bebeklerimizi alırdık. Sabahki oyunumuz “evcilik”ti çünkü.

Benim kara saçlı bir bebeğim vardı.Gözüm arkadaşımın sarı saçlı bebeğinde, onun gözü benim kara saçlı bebeğimde. . .

Öğlen olur, yemek vakti çoktan geçer biz “evcilik” oynardık…

. . .

Akşamüzerleri ayrı bir alemdi.

Mahallenin kızları ve oğlanları “yakan top” oynardık. Kızlar, erkeklere karşı.
Kızlar erkeklere savaş açardı oyunun sonunda. Onlar da ne acımasızdılar ama….

Sonra dağılırdık erkekler futbol oynardı. Biz “seksek”.

Nereden çıktı, kimin icadı hala bilmem” lastik” oynardık...
Zıp zıp zıplardık . Kendimize özel lastiklerimiz vardı. Annelerimizden lastik ister dururduk.
Bildiğimiz ‘ don lastiği’ bile önemliydi bizim için o günlerde.

. . . . .

Kış gelince sokak faslı biter mi ?

Kar yağsın diye gökyüzünün gözünün içine bakardık. Biraz kar tutsa yerleri, arabaları, gece yarısı bile sokakta olurduk kartopu oynamak için. O ayazda sokak, sokak dolaşan bozacıdan boza alır içerdik. Kardeşim daha küçük o zamanlar, bozacının sesinden korkar, kaçacak yer arardı.

…..

İzmit’le Gölcük arası şirin bir köyde yaşardı anneannem ve dedem.

Dedemin sağlık sorunları nedeniyle, emeklilik dönemlerinde yaşamayı seçtikleri bu güzel köyde de bambaşka çocukluk anılarım yüklüdür benim.

Elmayı, kirazı dalından koparır yerdik. Hormonlu sebze ve meyvelerle tanışmamıştık henüz.
Bahçesinden maydanoz, taze soğan, taze nane toplardım anneanneme. Ne zaman taze nane kokusu duysam aramızdan ayrılalı 20 koca yıl geçen, sevgisine doyamadığım anneannemi hatırlamam bundandır.

Körfez de bu kadar kirli değildi o zamanlar. Oradaki arkadaşlarımla sandal sefalarımızı unutmam mümkün mü?

Akşam üzerleri yaptığımız voleybol maçları...

Beyaz saçlı tombik dedem maç hakemliği yapardı da taraf da tutmazdı hiç. Sezar’ın hakkı, Sezar’ a derdi.

Ya o yazlık sinemalar?

Kıyısından köşesinden ben de yakalamıştım o yazlık sinemaları.

Ne özenir bezenirdik o sinemalara gitmek için.

Sandalyelerde rahat edemezdim bazen çocuk aklımla… Şimdi “olsa da rahat edemesem” diyorum.

Çekirdek çitlemeden de film izlemezdik, illa olacaktı elimizde külah, külah ay çekirdekleri. Havası bir başkaydı yazlık sinemaların.

Bazen aklıma düşer o günler. Unutamadığım, çocukluğum.

Biz aslında, Sezen Aksu’nun o unutulmaz şarkısındaki - Son Sardunyalar- dık ve –büyüdük- .

Hayatın sokaklarında koşmaya başlayınca anlıyor insan, cebinde sakladığı güzel çocukluk anılarının insanı hayata karşı dik tuttuğunu.




** Son Sardunyalar
Söz : Sezen Aksu- Yelda Karataş
Beste : Ara Dinjian

12 yorum:

Maviye Yolculuk dedi ki...

İzmit'le Gölcük arası bu yerin adı neydi acaba? Ben Değirmendere sahilinde büyüdüm belki bilirsin oraları :)

vili dedi ki...

Nasıl güzel bir şarkı bu..hüzünlü, usul usul. Bazen bloguma koyarım, fon müziği olarak. Ve çocukluk..ne güzel çocuklardık :) okumak güzeldi.

özlem dedi ki...

Hande'ciğim, benim çocukluğum İzmit - Gölcük arasında geçti.
Bahsettiğim yer Döngel köyü, Başiskele. Biliyor musun? Nasıl acaba oralar şimdi.
Değirmendere'de dayımlar yaşıyor hâla. Değirmendere, Yüzbaşılar, huzur mekanımdır benim.
Oğlum doğmadan önce kaçar kaçar giderdim. Sonra malum annelik halleri kımıldayamadım uzunca bir süre bir yere. Bir de depremin etkisi var tabii. Çocukluğum da yıkıldı depremle sanki.
Hande'ciğim, senle çok ortak yönümüz var, belki bir gün bir yerlerde karşılaşır, tanışırız.
Çok çok sevgilerimle...

özlem dedi ki...

Biz gerçekten güzel çocuklardık ve sanki biraz daha şanslı.
Şarkı muhteşem zaten:))
Teşekkür ederim Vili'ciğim, okuyup düşüncelerini paylaştığın için.
Sevgilerimle...

Maviye Yolculuk dedi ki...

Özlem Antalya' ya gelirsem eğer tanışırız birgün. Gerçekten de çok büyük tesadüf :)

özlem dedi ki...

Hande'cim, çok sevinirim, gelirsen mutlaka haberim olsun. Kimbilir ne ortak yanlarımız çıkacak seninle.
Ne güzel, ne tesadüf.:))
Çok çok sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

ah eskiler eskiler ne güzel zamanlardı onlar. yaşarken değerini bilemeyip de şimdi içimiz sızlayarak andığımız....

bgmedia dedi ki...

Çocukluk, bitmeyen hikayemiz.

özlem dedi ki...

Çocukluğumuz bitmeyen hikayemiz ve yüreğimizin ceplerindee sadece bize ait olarak kalan anılarımız...
Teşekkürler ve sevgiler bgmedia...

özlem dedi ki...

Hem de ne sızı değil mi Beenmaya'cım?
Özlemle andığımız anılarımız.
Sevgilerimle vefalı dostum benim...

gülücüklerim benim dedi ki...

Biz aynı mahallede büyüdük sanırım.
Çocukluk anılarımız o kadar benzerki, sanırım bizim zamanımızda tüm çocuklar aynı derecede yaşadık çocukluğumuzu, şimdiki çocukluklardan tek farkımız da buydu sanırım, zengin de olsan fakir de olsan çocuk çocuktu o zamanlar

özlem dedi ki...

Güülcüklerim için:
Ben Moda'da büyüdüm, sen de Pendik galiba.
Bizim çocukluğumuz bir başkaydı değil mi?
Dedeciğine geçmiş olsun, Elif doğdu mu bu arada?
Sana yorum yazmak istedim ama sayfan hata veriyor beceremedim:(
Sevgilerimle...