29 Mayıs 2008 Perşembe

Son Sigara

SİGARAMIN DUMANI


Yok içmiyorum ben sigara.
Yıllar önce bırakmayı başaranlardanım.
Sigarayla aramıza “farenjit” hastalığı girdikten sonra tamamen terk ettik birbirimizi.
Başlangıçta her ayrılan sevgili gibi özlem duyduk birbirimize ama geri dönüş olmadı işte.
İyi iki dost değilmişiz sanırım, yıllardır hiç de aramıyoruz birbirimizi.

Yazımın konusu sigaranın zararlarını, ya da nasıl bıraktığımı anlatmak değil elbette. İçen de içmeyen de biliyor sigaranın ne menem bir şey olduğunu.
Bilmeyene de paketlerin üzerindeki, o okudukça beni güldüren yazılar yol gösteriyordur zaten!

19 Mayıs itibarı ile başlatılan sigara yasağına takıldım ben.

Evet çok güzel bir uygulama.
Hatta inceleyecek olursak pek çok ülkede yıllardır var böyle bir uygulama.

Kapalı alanlarda sigara yasağı, pasif içici konumunda olan pek çok insana rahatlık getiriyor bu da güzel. Yalnız anlayamadığım tek konu, sigaranın insanların evlerinin balkonlarında da içilmesinin yasak olduğu. Hatta görenlerin birbirlerini şikayet etme haklarının da olduğu. Burada durup düşünmek ve şu soruları sormak istiyorum :
“ Benim evimdeki özgürlüğüm kim, hangi hakla karışabilir? “
“Ben evimin balkonunda oturabiliyorsam, hafta sonu kahvaltılarımı yapabiliyor, ardından sabah kahvemi içebiliyorsam ve bunlar yasak değilse evdeki özgürlüğüm çerçevesinde, evde sigara içimi niye yasak?”
“Komşu komşusunu sigara içiyor diye niye şikayet etsin?”
“Ülkede her şey çok güllük gülistanlık da konu sigarayı çok ciddi bir şekilde kısıtlamaya mı geldi?”
“Yoksa biz ulusça bölünmeye devam mı ediyoruz?
Türk – Kürt
Laik – Laik Olmayan
Başı açık – Türbanlı
Sigara içen – İçmeyen şeklinde”

Bakalım daha neler yaşayacağız?

1 yorum:

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Kaleminiz çok kuvvetli. Okudukça okuyası geliyor insanın...